Suriye Şehitlerine Gıyabi Cenaze Namazı Kılındı

e-Posta Yazdır PDF

 

Bursa Gönüllü Teşekküller Platformu,Süriye'de yapılan katliamlar sonucu,katledilen insanlar için Ulucami avlusunda öğle namazına müteakip gıyabi cenaze namazı kıldı,ardından Platform adına Mazlumder Bursa şube başkanı Av.Şakir Çalışkan basın açıklaması yaptı.  

BASIN AÇIKLAMASI TAM METNİ

 

15 Mart 2011 tarihinden bu yana Suriye’de devam eden gösterilerde binlerce kişi ölmüş ve yaralanmıştır.Suriyenin acılarla örülmüş 20.yüzyıldaki Suriye  tarihine  zulüm  halkaları eklenmeye devam etmektedir.1970 den bu yana ikizi Iraktaki Saddam hanedanı gibi Esat  hanedanı  tarafından Baas sosyalizmi adı altında yönetilen Suriye halkının özgürlük ve adalet talebleri bir çok kereler zalim Suriye yönetimi tarafından nasıl kan göz yaşı ve sürgünlerle bastırıldıysa  yine aynı yöntemlerle bastırılmaya çalışılmaktadır.Bu katliamlar daha dün ortaya çıkmış yeni katliamlar değildir.Mazlumderin Suriye İnsan Hakları raporunda da   belirtiği gibi 2 Şubat 1982 günü Hama’da başlayan bombardıman 21 gün ve gece boyunca sürmüş bu süre zarfında 3412 kişi hayatını kaybederken 5923 kişi de yaralanmıştır. Saldırılardan sonra başlayan tutuklamalarda 13-70 yaş arası erkekler şehirde tutuklanmış birçoğundan bir daha haber alınamamıştır. O günlerde gözaltına alındıktan sonra kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan insan sayısı 20 binden fazladır. Operasyon sadece Hama’da değil Suriye’nin tüm şehirlerinde gerçekleşmiş ve tüm ülkede büyük insani trajedilerin yaşanmasına sebep olmuştur. Olayların yaşandığı günler ve takip eden günler boyunca tüm ülkede ölen insan sayısı Uluslararası Af Örgütü’ne göre 25 binden fazla, muhalif kaynaklaragöre ise70bin civarındadır.

Katliamdan sonra 800.000 kişi ülkeyi terk etmek zorunda kalmış ve o gün ülkesini terk eden insanların sayısı bugün yaklaşık 2 milyona ulaşmıştır. Halen diasporada yaşayan bu insanlar ülkelerine dönememektedirler. Hama olaylarının olduğu esnada henüz hayatta olmayan Hamalı ailelerin çocukları ve torunları da ülkelerine dönememektedirler. Suriye yönetimi uluslararası topluma bu kişilerin dönebileceğini söylemesine rağmen bugüne kadar geri dönen insanlardan yaklaşık 1000 kişi tutuklanmış ve halen hapiste bulunmaktadır.

21 gün süren olaylarda 38 cami, 2 kilise ve 52 eczane yıkılmış şehirdeki dükkânların tamamı yağmalanmıştır. Olaylarda Suriye askerleri tüm sivil yerleşim yerlerini basarak sivillerin can ve mal kaybına neden olmuştur. Yaşanan katliamda Baasçı Esad Rejiminin hedefi sadece Müslümanlar değildir. Şehirdeki Hıristiyan nüfus da aynı şekilde saldırılara maruz kalmıştır.

Suriye’de halen yürürlükte olan bazı yasalar ülkedeki hukuksuzlukların en önemli kaynağıdır. Olağanüstü hal yönetiminin halen geçerli olduğu ülkede uygulanmakta olan kanunlar insan hakları ve uluslararası hukuka aykırı kanunlardır.

Bu yasalar içerisinde en çok ihlale neden olan ise ‘49. Yasa’ olarak bilinen ve halen yürürlükte olan yasadır. ‘49. Yasa’ Müslüman Kardeşler Teşkilatına üye olmayı büyük bir suç olarak kabul etmekte ve bu kişileri idamla yargılamaktadır. Yasa gereği halen idamla yargılanan birçok Teşkilat mensubu idam cezası yerine müebbet, ağırlaştırılmış hapis ve çalışma yasağı gibi yaptırımlarla da cezalandırılmaktadır Son olarak mevlüt kandilinin kutlandığı gece 1982 Şubat ayında   yaşanan ve onbinlerce ölü ve kayıbın olduğu  hama katliamının yıldönümünde muhalif kent Humusa havan ve ağır topçu ateşi açılmış Suriye İnsan Hakları İzleme Komitesinin verilerine göre 217 kişi ölmüş,içinde kadın ve  çocuklarında bulunduğu 700 kişi yaralanmıştır.

Ayrıca  Suriye İnsan Hakları Komitesi, ülkede yaklaşık 10 ay boyunca çıkan olaylarda ölen, tutuklanan ve kayıp kişilerin yanı sıra ve hangi şehirde ne kadar kişinin öldüğü ile ilgili tek tek isimlerinin olduğu  bir istatistik yayınlamıştır. Bu istatistik çalışmaya göre Suriye’de 15 Mart 2011 tarihinden 1 Ocak 2012 tarihine kadarki süre zarfında ülke genelinde 7 bin 191 kişi ölürken, 18 bin tutuklu ve 20 bin kişinin ise kayıp olduğu belirtildi.Suriye de yaşanan can kayıpları ve acılar bir takım ülkelerin stratejik hamlelerine kurban edilmemeli ve halının altına süpürülmemelidir.Burada birinci elden sorumluluk iki bölge ülkesinin Türkiye ve İranın sorumluluğudur.Bu iki ülke bu sorunu kendi içinde çözmeye muktedirler.Suriye yönetimi Çin ve Rusyanın BM tasarısını veto etmesinden güç alarak zulmünü artırmasına İran ve Türkiye engel olabilir.Burada acilen yapılması gereken iki ülkenin mekanizmalarını  bir araya getirip oluşturacakları gözlemci sıfatı ile çok sayıda ölüm yaralama tecavüz suçlamalarında en üstteki sorumlu görülen Esatın bir an önce iktidarı bırakarak bir takvim çerçevesinde Suriye halkının seçimlere götürülmesini sağlayarak emperyal ülkelerin bölgeye fiili girmesini engellemektir.Emperyal ülkelerin bölgeye girmesi Afganistan ve Irakta yaşananların Suriyede tekrarı olacaktır.Bu yaşananlardan birinci elden Esat-baas iktidarı daha sonra Türkiye ve İran sorumlu olacaktır. Bunun için biz Bursa Gönüllü teşeküller platformu olarak Türkiye ve İranlı yetkilileri bir zalim kadro tarafından  esir alınmış Suriye halkının  bir an önce özgür ve adil bir ortama kavuşturulması için harekete geçmeye bölge halkı açısından en adil çözümü üretmeye çağırıyor.Mazlum Suriye Halkının ve İslam Ümmetinin acılarının ve imtihanının bir an önce sona ermesini Cenabı Allahdan niyaz ediyor.Bu katliamlarda şehit olanlara Allahdan rahmet diliyor

 

BURSA GÖNÜLLÜ TEŞEKKÜLLER PLATFORMU